Mentalite

KURGAN OLDUĞUM VERGİLER 2026

03.02.2026 SMMM Olcay ÇAKAN

KURGAN OLDUĞUM VERGİLER 2026 İzmirde mali müşavir olarak 18 yıllık meslek hayatımda binlerce beyanname verdim, yüzlerce mükellefi temsil ettim ve sayısız vergi denetiminden geçtim. Bu süreçte gördüğüm tek gerçek var: Herkes vergiden şikayet eder, ama kimse vergisiz bir dünyada yaşamak istemez.

Mali müşavir olarak vergiler olmasa işsiz kalırım. Mükellef olarak vergi ödemesem müşterim olmaz. Devlet olarak vergi toplamasam devlet olmam.

İşte bu üçlü sarmalda, asıl sorun vergi değil; vergiyi nasıl gördüğümüzdür.

BÖLÜM 1: MALİ MÜŞAVİRİN BAKIŞI – “VERGİ OLMASA İŞSİZ KALIRIM”

Meslek mensubu olarak şunu itiraf edeyim: Vergi kanunları benim ekmeğimdir.

Eğer vergi sistemi olmasaydı:

  • Beyanname vermezdim
  • Mükellef danışmanlığı yapmazdım
  • Denetim hazırlığı yapmazdım
  • Bu satırları yazmazdım

Ama işin ironisi şu: Vergi ne kadar karmaşıksa, benim işim o kadar değerlidir.

VUK, KDVK, GVK, KVK… Her biri bir labirent. Mükellef bu labirentte kaybolmasın diye bana ihtiyaç duyar. Ben de bu sistemin içinde rehber olurum.

Peki, bu beni vergi savunucusu mu yapar? Hayır. Bu beni gerçekçi yapar.

Çünkü ben biliyorum ki: Vergi olmadan devlet olmaz, devlet olmadan düzen olmaz, düzen olmadan ticaret olmaz

BÖLÜM 2: MÜKELLEFİN ÇIĞLIĞI – “VERGİ OLMASA MÜŞTERİM OLMAZ”

Şimdi mükellefin tarafından bakalım.

Bir esnaf düşünün. Sabah dükkanını açıyor, akşama kadar didiniyor. Ay sonunda gelir:

  • KDV
  • Stopaj
  • Damga Vergisi
  • Muhtasar
  • Geçici Vergi

“Yahu ben çalışıyorum, devlet oturuyor!” diyor.

Ama bir gerçeği unutuyor:

Eğer devlet güvenlik sağlamasaydı, dükkanını kim korurdu? Eğer devlet yol yapmasaydı, malını nasıl taşırdı? Eğer devlet adalet sunmasaydı, alacağını kim tahsil ederdi?

Ve en önemlisi: Eğer devlet olmasaydı, müşterisi kim olurdu?

Çünkü müşterisi de bir vatandaş. O vatandaş devletin sunduğu düzen içinde yaşıyor, devletin bastığı parayla alışveriş yapıyor.

Vergi olmasa, müşteri de olmaz.

BÖLÜM 3: DEVLETİN DENKLEMİ – “VERGİ OLMADAN DEVLET OLMAZ”

Şimdi devletin gözünden bakalım.

Devlet dediğimiz yapı soyut gibi görünür ama somut bir gerçekliktir:

  • Polis, asker, öğretmen maaşları
  • Hastane, okul, yol yapımı
  • Sosyal güvenlik, emekli maaşları
  • Adalet sistemi, kamu hizmetleri

Bunların hepsi para ister. Bu para nereden gelecek?

Vergiden.

Eğer mükellef vergi vermezse:

  • Polis maaş alamaz → güvenlik biter
  • Öğretmen çalışmaz → eğitim biter
  • Yol yapılmaz → ticaret biter

Sonuç: Devlet çöker, kaos başlar.

BÖLÜM 4: GELİŞMEKTE OLAN ÜLKE SENDROMU – “ARMUT PİŞ AĞZIMA DÜŞ”

Türkiye gelişmekte olan bir ülke. Ve bu statünün bir gerçeği var:

Biz üretmekten çok tüketiyoruz.

  • Akıllı telefon ithal
  • Otomobil ithal
  • Teknoloji ithal
  • Enerji ithal

Ama bunları alacak parayı nereden buluyoruz? İthalat vergisi, KDV, ÖTV…

Ve sonra şikayet ediyoruz: “Vergi çok yüksek!”

Ama gerçek şu: Eğer üretmezsek, vergi yükü hep artar.

Çünkü devlet üretime değil, tüketime vergi koyuyor. Sen ne kadar çok tüketirsen, o kadar çok vergi ödersin.

Çözüm: Üret, ihraç et, katma değer yarat. O zaman vergi yükü azalır.

BÖLÜM 5: YENİ DÜNYA – “ÇAĞ DEĞİŞTİ, KAFALAR DEĞİŞMEDİ”

2026 dünyasında dijital dönüşüm yaşanıyor:

  • E-Fatura
  • E-Defter
  • E-Arşiv
  • E-İrsaliye

Devlet artık her şeyi görüyor. Naylon fatura? Bitmek üzere. Kayıt dışı? İmkansız hale geliyor.

Ama hala bazı mükelleflerin kafasında eski dünya yaşıyor:

  • “Bir şekilde halledilir”
  • “Herkes yapıyor”
  • “Bir şey olmaz”

Artık olmaz!

Çünkü sistem otomatik çapraz kontrol yapıyor. Senin kestiğin fatura, alıcının beyannamesiyle eşleşiyor. Banka hareketlerin, e-faturalarınla tutmuyor mu? Alarm çalıyor.

Yeni dünyada ayakta kalmak için: Şeffaf ol, kayıt al, düzenli öde.

BÖLÜM 6: HERKESİN BORCUNU ÖDERSE, VERGİ DÜŞER

İşte ekonominin basit matematiği:

Senaryo 1: Kayıt Dışı %40

  • 100 kişi çalışıyor
  • 60 kişi vergi veriyor
  • Devletin gideri aynı
  • 60 kişi 100 kişilik yükü taşıyor
  • Vergi oranı %40

Senaryo 2: Herkes Kayıtta

  • 100 kişi çalışıyor
  • 100 kişi vergi veriyor
  • Devletin gideri aynı
  • 100 kişi eşit yük taşıyor
  • Vergi oranı %24

SONUÇ: Eğer herkes vergisini düzenli öderse, vergi oranı düşer, devlet rahatlar, vatandaş rahatlar.

Ama kayıt dışı devam ederse, dürüst mükellef hep fazla öder.

BÖLÜM 7: MENTAL SONUÇ – “KURGAN OLDUĞUM VERGİLER, ASLINDA KURKANIMIZ”

Ben bir mali müşavirim. Vergi kanunlarını “kurgan” biliyorum. Çünkü:

  • Vergiler benim ekmeğim
  • Vergiler mükellefi koruyor (kayıt dışıdan)
  • Vergiler devleti ayakta tutuyor

Ama aynı zamanda biliyorum ki:

Vergi sistemine “kurgan” gözüyle bakmak yetmez. Onu anlamak, işlemek ve doğru kullanmak gerekir.

Çünkü vergi:

  • Düşman değildir → Sistem gerekliliğidir
  • Ceza değildir → Toplumsal katkıdır
  • Kayıp değildir → Geri dönüşümlü yatırımdır (yol, okul, hastane)

FİNAL: YENİ DÜNYADA AYAKTA KALMA KILAVUZU

Dostlar, artık “armut piş ağzıma düş” dönemi bitti.

Yeni dünyada:

  • Üretmek zorundasınız
  • Kayıt altında olmak zorundasınız
  • Teknolojiye ayak uydurmak zorundasınız

Eğer hala “bir şekilde halledilir” diyorsanız, yarın çok geç olacak.

Mental tavsiye:

  1. Vergiden kaçma, vergiyi yönet
  2. Kayıt dışından korkma, kayıt içinde güçlen
  3. Sisteme küsme, sistemi kullan
  4. Devletten şikayet etme, devletle iş birliği yap

Çünkü kurgan olduğumuz vergiler, aslında hepimizin kurganıdır.

 

SMMM Olcay ÇAKAN  İzmir, 2026