Bir Dost Geldi, “Harika Bir İş Modeli Var” Dedi…
Bir Dost Geldi, “Harika Bir İş Modeli Var” Dedi.. Gözleri parlıyor, heyecandan yerinde duramıyor. Daha “Hoş geldin, kahveni nasıl içersin?” demeye kalmadan (tabi ofisteki işlere biraz ara verdik epeydir de görmüyordum dostumu), masaya telefonunu koydu ve başladı anlatmaya:
“Kardeşim, bir sistem buldum, inanılmaz! Öyle vergiyle, algıyla, şirket açmayla, muhasebeciyle uğraşmıyorsun. Merkezi bilmem nerede, sistemi kuruyorlar, sen sadece aracı oluyorsun, tıkır tıkır komisyonunu alıyorsun. Bak şu ekran görüntülerine, millet ne paralar kazanıyor!”
Tanıdık geldi mi? Bize çok tanıdık geliyor.
Dostumu dinledim, çayından bir yudum aldı ve o beklediği onayı almak için yüzüme baktı. “Nasıl, müthiş değil mi?” dedi.
Gülümsedim. Ve o can sıkıcı ama hayat kurtaran soruyu sordum: “Peki güzel kardeşim, bu parayı sana bankadan nasıl yollayacaklar?”
Ortamdaki o pembe bulutlar bir anda dağıldı. Çünkü ticaretin matematiği, hayalleri sevmez; gerçeği sever.
Parlayan Her Şey Altın Değildir
Piyasada her dönem “Yeni Nesil İş Modeli” adı altında süslü paketler dolaşır. Bazen “Global Dropshipping Ağı” derler, bazen “Dijital Franchise Zinciri”, bazen de “Sınır Ötesi Lojistik Çözümü”.
Hikaye hep aynıdır: “Sen yorulma, sen sadece müşteri bul ya da sisteme gir, biz arkada her şeyi hallediyoruz. Sana da temiz bir komisyon veriyoruz.”
Kulağa harika geliyor değil mi? Masraf yok, şirket kurma derdi yok, stopaj yok… Ama unuttukları ufak bir detay var: Burası Türkiye Cumhuriyeti ve burada Maliye Bakanlığı diye bir gerçek var. Aşağıdaki metni okumadan önce web sitemin MENTALİTE bölümünde ki şu yazıyı okumanızı tavsiye ederim. MENTALİTE bknz.
“Sistem” Dedikleri Şeyin Arka Bahçesi
Dostuma anlattığım şeyi size de anlatayım. Bir sistem size “Şirket kurmana gerek yok” diyorsa, orada durup iki kere düşünmeniz gerekir.
Ticari hayatta paranın bir “İz” bırakma zorunluluğu vardır.
-
Sen bir iş yapıyorsun.
-
Karşılığında bir para (Komisyon/Hizmet Bedeli) kazanıyorsun.
-
Bu para senin şahsi banka hesabına (IBAN) geliyor.
Banka soruyor: “Bu para ne?” Sen diyorsun ki: “Sistemden kazandım.” Vergi dairesi diyor ki: “Hayırdır? Faturası nerede? Vergisi nerede? Beyannamesi nerede?”
İşte o “Sana harika bir sistem kurduk” diyen abiler, o an ortada olmazlar. Onlar kendi “Legal” (!) kılıflarını hazırlamıştır. Olan, arada “Ben sadece komisyonuma bakarım” diyen saf girişimciye olur.
Şeytan Ayrıntıda Değil, Vergi Kanunu’nda Gizlidir
Arkadaşıma şunu söyledim: “Bak dostum, sana o parayı yollayan adam, bu parayı kendi şirketinden ‘Gider’ olarak düşmek zorunda. Ama sen ona fatura kesemiyorsun çünkü şirketin yok. Peki, o adam senin adına çıkış yaptığı bu parayı devlete nasıl açıklayacak?”
Cevap basit: Ya açıklayamayacak ya da illegal yollara (Sahte Belge/Naylon Fatura) başvurup gider yaratacak. Yarın öbür gün o zincir patladığında, müfettiş para trafiğini izleyecek ve senin IBAN’ına ulaşacak.
O gün geldiğinde, “Ama bana sistem çok güvenli demişlerdi” demen, seni o yüklü vergi cezalarından ve “Suça İştirak” suçlamasından kurtarmaz.
Mentalinizi Korumak İçin Bir Bilene Danışın
Bizim işimiz sadece defter tutmak, beyanname vermek değil. Bizim işimiz, sizin “Geceleri rahat uyumanızı” sağlamak.
Mali Müşavirlik, sadece rakamları toplamak değildir; Geleceği öngörmektir. Bir işe girmeden, bir imzayı atmadan, “Kolay para” vaatlerine kanmadan önce gelip bir çayımızı için.
Mentalimize danışın. (bu dost işidir merak etmeyin iş konuşmuyoruz.)
-
“Bu model yasal mı?” deyin.
-
“Vergisel boyutu ne?” deyin.
-
“Yarın başım ağrır mı?” deyin.
Eğer bize veya bir bilene danışmazsanız, o süslü sistemler çöktüğünde sadece paranız gitmez; Mentaliniz bozulur. Sonra falan filan, inter milan… İş işten geçmiş olur.
Siz siz olun, pusulanız mevzuat, rehberiniz güvenilir bir Mental olsun. (Bu arada anlatılan hikaye gözlem ve kurgu arasında gidip gelen) HIRS tablosudur.



